-Burun Tıkanıklığının Nedenleri Nelerdir?
-Yapısal bozukluklar neden ve nasıl oluşur?
-Çocuğumun burnu geniz eti yüzünden tıkalı olabilir mi?
-Sorun geniz eti ise bunu nasıl anlarım ve ne yapmalıyım?
-Geniz eti ameliyatı gerekli mi?
-Ya burun tümörü veya başka yabancı cisim varsa?
-Neden grip olunca burnumuz akar?
-Sinüzit olduğumu nasıl anlarım?
-Burnum alerji yüzünden tıkanıyorsa nasıl anlarım? Ne yapılmalıdır?
-Deviasyon denen hastalık nedir? Nasıl gelişir? Nasıl tedavi edilir?
-Anti-alerji ilaçlarını kullanırken nelere dikkat etmeli?
-Burun kanamasının nedenleri nelerdir?
-Her burun kanaması aynı mıdır?
-Burun kanaması tehlikeli midir?
-Burun Kanamasında Ne Yapılmalıdır?
-Doktor burun kanamasını nasıl durdurur?
BURUN GERİSİNE AKINTI(Geniz Akıntısı)
-Geniz akıntısı nedir?Neden Meydana Gelir?
-Geniz akıntısının anormal olmasının nedeni nedir?
-Anormal salgı belirtileri nelerdir?
-Bu belirtiler varsa ne yapmalı? Tedavisi nedir?
-Burun gerisine akıntı ne demektir?
-Kimler sinüs sorunlarıyla karşılaşır?
-Doktor sinüs sorunum için ne yapabilir?
-Sinüslerimi nasıl koruyabilirim?
Burun Tıkanıklığının Nedenleri Nelerdir?
1- Fizyolojik burun tıkanıklıkları:
- Nazal siklus?
- Pozisyonel burun tıkanıklığı
- Püberte ve menstürasyon
- Psikosomatik faktörler
2- Konjenital patolojiler:
- Koanal atrezi
- Nazal dermoid
- Yarık damak ve dudak
- Nazal gliom
- Ensefalosel
- Nazal aplazi
3- Enfeksiyöz patolojiler:
- Enfeksiyöz rinitler
- Alerjik rinitler
- Vazomotor rinitler
4- Travmatik patolojiler:
- Eksternal burun deformiteleri
- Septal deviasyon
- Septal hematom
- Septal abse
- Septal perforasyon
5- Tümöral patolojiler:
- Benign (iyi huylu) tümörler
- Malign (kötü huylu) tümörler
6- Diğer sebepler:
- Nazal polip
- Antrokoanal polip
- Adenoid vejetasyon
- Yabancı cisim
- Konka hipertrofisi ve konka bülloza
- Dar burun sendromu
- Alar kollaps
Yapısal bozukluklar neden ve nasıl oluşur?
Yapısal bozukluklar ya doğumsal ya da sonradan kazanılmıştır. Koanal atrezi, yarık damak ve dudak gibi doğumsal yapısal bozukluklar, fetusun gelişimi sırasında bu organların gelişimlerinin tamamlanamaması nedeni ile oluşurlar. Buna karşın sonradan kazanılan yapısal bozukluklar daha çok bir travma sonucunda meydana gelirler.
Bazen bu travmalar direkt olarak dışardan buruna olabileceği gibi, bazen de özellikle estetik amaçlı yapılan cerrahi müdahaleler burunda yapısal bozukluklara neden olabilir.
Çocuğumun burnu geniz eti yüzünden tıkalı olabilir mi?
Evet, özellikle genizdeki lenfoid dokunun büyümesi ile oluşan geniz eti, çocuklarda sıklıkla burun tıkanıklığı nedeni olabilmektedir.
Geniz etinin en sık görülen semptomu (belirtisi) burun tıkanıklığıdır. Buna ilaveten ağız açık uyuma, horlama, özellikle saçlı deri ve baş çevresinde terleme ve hatta uykuda nefes kesilmeleri gözlemlenebilir.
Geniz eti problemi olan çocuklarda tipik adenoidyüzü gelişir. Bu durumda çocukta uzun yüz, üst dudakta yukarı çekme ve üst kesici dişlerin açıkta olması vardır. Bu çocuklarda sık üst solunum yolu enfeksiyonları görülür. Burun tıkanıklığına veya sekonder paranazal sinüs enfeksiyonlarına bağlı baş ağrıları olabilir. Geniz etinin, östaki kanalının ağzını tıkaması sonucunda orta kulakta sıvı birikimi ve kulak zarında çökme olabilir. Bunun sonucunda da işitme azlığı ortaya çıkar. Tanıda endoskopik muayene çok değerlidir. Ayrıca yan boyun grafileri de tanıda yardımcı olabilir.
Geniz eti ameliyatı gerekli mi?
Geniz etinin tedavisi öncelikle medikaldir. Ancak aşırı büyük geniz etinde ve medikal tedavinin başarısız olduğu durumlarda cerrahi müdahale kaçınılmazdır. Genellikle geniz eti operasyonları, 2 yaşından itibaren ve genel anestezi altında yapılmaktadır.
Ya burun tümörü veya başka yabancı cisim varsa?
Burun tümörleri nadiren görülür. Ancak hem nadir görülmeleri hem de bulguların enflamatuar hastalıkları çok taklit etmesi nedeniyle genellikle geç teşhis edilirler. Bu nedenle, burun tıkanıklığı, kanama ve ağrının uzun süreli ilaç tedavisine rağmen devam etmesi durumunda tümör olabileceği akla gelmelidir.
Burun yabancı cisimleri genellikle çocuklarda ve debil hastalarda görülürler. Bu yabancı cisimlerin çoğunluğu cansız olmasına rağmen bazen parazit ve larva gibi canlı yabancı cisimler de görülebilir. Yabancı cisimler genellikle tek taraflı burun tıkanıklığı ile birlikte kötü kokulu, kanlı veya iltihaplı burun akıntısı ile karşımıza çıkarlar. Eğer sinüzite yol açmışsa baş ağrısı da olabilir. Yabancı cisim şüphesi durumunda derhal bir kulak burun boğaz uzmanına başvurulmalıdır. Tedavisi yabancı cismin burundan çıkartılması ile gerçekleştirilir.
Neden grip olunca burnumuz akar?
Gribin erken döneminde geçici bir vazokonstrüksyon (damarlarda kasılma) olur. Bunu vazosilatasyon (damarlarda gevşeme), ödem ve serömüsinöz glandların aşırı sekresyonu takip eder. Burunun temizleme mekanizmasınında mikrolar tarafında tahrip edilmesi sonucunda burun akıntısı oluşur.
Sinüzit olduğumu nasıl anlarım?
Sinüzitin semptomları tutulan sinüse ve hastalığın dönemine bağlıdır. En sık görülen semptom bir üst solunum yolu enfeksiyonunu takiben ortaya çıkan ağrıdır. Ağrı akut sinüzitin önemli bir bulgusudur. Kronik sinüzitler genellikle ağrı yapmazlar. Akut sinüzitte genellikle tek veya çift taraflı iltihaplı bir burun akıntısı vardır. Geniz akıntısına bağlı olarak boğaz ağrısı ve öksürük de bulunabilir. Bunun dışında burun tıkanıklığı ve ateş ya da halsizlik gibi sistemik bulgular akut sinüzitte bulunmaktadır.
Ne yapmalıyım?
Sinüzit tedavisi medikal ya da cerrahidir. Yukarıda belirtilen semptomların varlığı durumunda derhal bir kulak-burun-boğaz uzmanına başvurmalısınız. Cerrahi tedavi akut sinüzitlerde genellikle gerekmez. Ancak kronik sinüzitlerde, komplikasyonlu vakalarda ve uygun süreli medikal tedaviye yanıt vermeyen vakalarda cerrahi yapılmalıdır.
Burnum alerji yüzünden tıkanıyorsa nasıl anlarım? Ne yapılmalıdır?
Alerjik rinitin semptomları enfeksiyöz rinitten farklıdır. Hapşırık, burun tıkanıklığı, sulu ve bol bir burun akıntısı, burunda, gözde veya damakta kaşıntı sık görülen alerji semptomlarıdır. Ateş veya başka bir sistemik belirti yoktur. Tanı konulabilmesi için kulak burun boğaz muayenesi sonrası bazı laboratuar testleri (burun salgısında alerji hücre bakılması, kanda IgE, deri testleri ve diyet testleri) yapılmalıdır. Alerjik rinitin tedavisi temel olarak üç kısımdan oluşur. Bunlar:
- Alerjenden korunma
- İlaç tedavisi
- İmmünoterapi
Deviasyon denen hastalık nedir? Nasıl gelişir? Nasıl tedavi edilir?
Deviasyon, burun orta bölümünün orta hattan sağa ya da sola doğru kaymasıdır. Son derece sık rastlanılan bir durumdur. Ancak çoğu zaman burun fonksiyonlarını bozacak şiddette olmayabilir. Oluşmasında travma önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle septum deviasyonu olan hastaların çoğunda eksternal burun deformiteleri de vardır. Daha önce travma yaşamamış hastalarda burun çevresindeki kemiklerle, septum gelişimindeki orantısızlık rol oynar.
Deviasyonun tedavisi cerrahidir. Ameliyat endikasyonu koymak için tıkanıklığın deviasyona bağlı olduğundan emin olmak gerekir.
Anti-alerji ilaçlarını kullanırken nelere dikkat etmeli?
Alerji tedavisinde antihistaminikler, sempatomimetikler ve kortikosteroidler kullanılır. Antihistaminiklerin en önemli yan etkileri sedasyon, ağız kuruluğu, çarpıntı, disüri (idrar yaparken zorlanma), hipertansiyon ve göz içi basıncının artmasıdır. Ancak yeni kuşak antihistaminiklerde bu yan etkilerin oranı oldukça azalmıştır.
Dekonjestan etkileri nedeniyle alerjik rinit tedavisinde kullanılan sempatomimetikler, lokal veya sistemik olarak kullanılabilir. Sistemik kullanımları sonucu taşikardi, hipertansiyon ve sinirlilik yapabilir. Lokal topikal kullanımlarında bu sistemik etkiler önemli derecede azalsa bile rebaund rinit komplikasyonu nedeniyle uzun süre kullanılmamalıdır.
Burun kanamasının nedenleri nelerdir?
Kanamalar burnun kendisine ve vücudun genel hastalıklarına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır.
Burnun kendisine bağlı kanamalar:
1- Kabuklanma nedeniyle sürekli parmakla burun temizliği sonucunda, burun orta bölmesinin ön kısmındaki kolay kanayan bölgenin tahriş olması kanama nedenidir. Özellikle çocuklarda sık görülür.
2- Burun travmaları sonucunda (kazalar, burun ameliyatları). Burun travmaları sonrasında oluşan kanamalar çoğunlukla kısa sürelidir. Yüzün diğer kemik dokularının da kırılması durumunda kanama daha ciddi boyutta olabilir.
3- Burun içerisinde kanama yapabilecek durumlarda (buruna kaçırılmış yabancı cisimler, burun damar yapılarının aşırı derecede büyümesi -anjioma-, burun içi ve komşu bölgelerin tümörleri, burun difterisi).
Burun dışı nedenlere bağlı kanamalar:
1- Enfeksiyon hastalıkları; basit bir nezle, sinüzit, kızamık, kızamıkçık, şiddetli öksürük, pnomoni, tüberküloz, sifilis
2- Yaşın ilerlemesiyle damar yapılarındaki bozulmalar -ateroskleroz- ve hipertansiyon, burun kanamalarına yol açabilmektedir.
3- Kanama ve pıhtılaşma bozuklukları (hemofili, von-Willebrand hastalığı) veya pıhtılaşmayı geciktiren ilaçların kullanımında (Aspirin gibi) kanama görülebilir.
4- Osler-Weber-Rendu sendromu (yüzde, dilde, dudakta, burunda kalıtımsal kanamalı damar genişlemeleri)
5- Akut lösemiler (kan kanseri)
6- Alerjik burun hastalıkları
7- Ani basınç değişimleri (dalgıçlık, yüksek irtifalar, aşırı derecede zorlayıcı egzersiz yapma)
8- Yalancı burun kanaması (yemek borusu varislerinin kanaması, boğaz duvarlarında yerleşmiş tümörlerin kanaması)
9- Kuru havalar ve ortamda kimyasal madde buharlarının bulunması kanamayı kolaylaştırır.
Her burun kanaması aynı mıdır?
Burun kanamaları nedenlerine, kanama yerine, tekrarlama durumuna ve şiddetine göre farklı özellikler gösterir. Bu nedenle kanamanın özeliğine göre yapılacak tedavi değişmektedir.
Ön burun kanaması nasıl anlaşılır?
Bu tip kanamada kişi oturur ya da ayakta dururken, kan burun deliklerinden dışarı doğru akar; ancak kişi yatar pozisyonda ise kan burun arkasında boğaza doğru akabilir. Çoğunlukla burun orta bölmesinden, daha az sıklıkla da burun yan duvarından kaynaklanır.
Ön burun kanaması sık olursa ne yapmalı?
Kanama burunun kuruması ve sonucunda kabuklanmanın fazla olmasından kaynaklanıyorsa (kış ayları, sürekli burun damlası kullanımı, radyoterapi, burun içerisinden fazla doku alınmış olan operasyonlarda) ortam havası ve burun içi nemlendirilir. Bu amaçla Vazelin kullanılabilir. Kanama sık tekrarlıyorsa doktora görünmek gereklidir.
Arka burun kanaması nasıl anlaşılır?
Bu tip kanamada kan burun arkasından genze doğru akar. Hemen hemen daima erişkinlerde görülür (hipertansiyon, damar yapısında bozulmalar). Kan çoğunlukla yutulur ya da kişi kanı ağızdan dışarı atar. Kanama şiddetliyse burun deliklerinden de dışarı kan çıkabilir. Yutulan kan miktarı fazla ise kişide bulantı ve kusma görülebilir.
Burun kanaması tehlikeli midir?
Burun kanamaları çoğu zaman endişe verici görünse de nadiren hayati tehlikeye yol açar. Burun damarları ince bir mukoza ile örtülmüş olduğundan, vücudun diğer bölgelerine göre daha kolay kanamaya yol açar. Çoğumuz yaşamımızın bir döneminde burun kanaması ile karşılaşmışızdır. Ancak bu kanamalar genellikle sorunsuz bir şekilde geçmiştir. Yine de bazen yaşamı tehlikeye atacak derecede kanamalar olabilmektedir.
Burun Kanamasında Ne Yapılmalıdır?
Acil olarak ne yapılmalıdır?
1- Burun kanatları iki parmak arasında alınarak sıkıştırılır (5 dakika kadar).
2- Oturur pozisyonda durulur ya da baş yüksekte olacak şekilde yatılır.
3- Enseye, burun ve yanaklara plastik torba içinde buz uygulanır (15 dakikalık aralıklarla).
Kanama durduktan sonra yeniden başlamasını önlemek için ne yapılmalı?
1- Zorlayıcı hareketlerden kaçınılır (ağır kaldırmak, aşırı egzersiz).
2- Burun içerisinde birikmiş pıhtı varsa sümkürülerek dışarı atılır.
3- Baş, mümkün olduğunca göğüsten yüksekte tutulmaya çalışılır.
Tekrar kanama olursa ne yapılmalı?
1- Burun içerisindeki tüm pıhtılar sümkürülerek temizlenir.
2- Burun deliklerine 3-4 kez dekonjestan burun spreyi sıkılır (Otrivine, Burnil, Farial, İliadin vb.).
3- Tekrar burun parmaklar arasında sıkılır.
Hangi durumlarda doktora veya acil servise başvurmalı?
1- Kanama durmuyorsa veya sık sık tekrarlıyorsa,
2- Kanama çok şiddetliyse veya kan kaybı fazla olmuşsa,
3- Kanama nedeniyle yorgunluk, halsizlik, göz kararması, bulantı hissediliyorsa,
4- Kanama daha çok burun arkasından boğaza doğru akıyorsa.
Doktor burun kanamasını nasıl durdurur?
Kanamanın burun önünden mi yoksa arkasından mı geldiği, ilk defa mı yoksa tekrarlayan kanama mı olduğu, kendiliğinden mi yoksa herhangi bir nedene bağlı olarak mı kanadığı, pıhtılaşmayı uzatan ilaç kullanılması, hafif ya da şiddetli olması önemlidir.
Kanayan bir burunda öncelikle kanamanın yeri bulunmaya çalışılır. Bu amaçla burun içine anestezi ve damar büzüştürücü etkisi olan ilaçlar uygulanır. Daha sonra burun temizlenir ve kanayan damar bulunmaya çalışılır. Kanayan damar bulunursa gümüş nitrat veya elektro-koter yardımıyla tahrip edilir. Koterizasyon başarılı olmuyor veya kanayan damara ulaşılamıyorsa burun içerisine tampon yerleştirilir. Burun orta bölmesindeki ciddi eğrilikler bazen kanamalara yeterince etkili müdahaleyi zorlaştırır ve kanamaların devam etmesine yol açar. Bu durumda operasyonla eğriliğin düzeltilmesi gerekebilir.
Burun arkasından meydana gelen kanamalar burun önüne tampon yerleştirilmesi ile kontrol altına alınamaz. Bu durumda yapılması gerekli olabilecek işlemler: Burun arkasına tampon uygulanması, balonlu tampon yöntemi, kanayan damarın ana dallarından uygun olanı operasyonla bağlamak ve embolizasyon yöntemidir (kanayan damarı kasıktaki arterden kateterle girip bularak içine tıkayıcı madde uygulamak).
BURUN GERİSİNE AKINTI
(Geniz Akıntısı)
Geniz akıntısı nedir?Neden Meydana Gelir?
Geniz akıntısı burundan geriye, boğaza doğru değişik kıvamda ve miktarda salgı akmasıdır. Akıntı normal fizyolojik aktivite sonucunda da olmaktadır. Bazı hastalıklar sonucunda akıntı değişime uğradığından, kişi rahatsızlık hissetmektedir.
Öncelikle normal burun ve sinüs fonksiyonlarının bilinmesi gerekmektedir. Burun ve sinüsler salgı yapan hücreler içermektedir. Bu hücreler yapışkan ve sulu özellikte salgı üretmektedir. Bu salgı havayı nemlendirir, içerisinde mikroplara karşı antikor denen proteinler barındırır. Miktarı günde 250-500 cc kadardır. Mukus örtüsü tüm sinüs ve burun içi dokuların üzerini örtmektedir. Bu mukus örtüsü hava yoluyla burun içi ve sinüslere ulaşan organik (bakteri, polen) ve inorganik (toz parçacıkları) maddeleri tutmaktadır. Bu salgının kalınlığı 0.2-0.8 mm’dir.
Eğer bu mukus örtüsü sürekli olarak yerinde durursa, üzerine yapışmış olan bakteriler üremeye başlar ve enfeksiyona yol açar. Bu nedenle normalde sürekli olarak üretilen bu salgının ortamdan uzaklaştırılması gerekir. Bu görevi burun ve sinüsleri örten hücrelerde bulunan mikroskopik tüycükler yerine getirir. Saniyede 12 kez itme hareketi yapan bu tüycükler mukus örtüsünü dakikada 3-25 mm’lik hızla ilerletir. Bu taşıma işlevi burun ve sinüslerden genize doğrudur. Mukus salgısı genizden aşağı doğru iner ve yutulur. Normalde bu işlevler bizi rahatsız etmez.
Geniz akıntısının anormal olmasının nedeni nedir?
Anormal akıntı, normal fonksiyonların bozulması sonucunda karşımıza çıkar. Bozukluk çeşitli şekillerde olabilmektedir: Salgı azalması, salgının aşırı derecede koyulaşması, salgının aşırı derecede artması, salgının enfekte karakter kazanması, salgının taşınmasının bozulması gibi.
Fonksiyonların bozulmasına birçok faktör neden olmaktadır. Ortam havasının kuru olması, enfeksiyonlar, salgı hücrelerinin yapısının değişmesi, salgıyı taşıyan tüycüklerin fonksiyonunun bozulması, salgı kontrolünü yapan sinirsel uyarıların bozulması, soğuk hava, parlak ışık, alerji, bazı besinler ve baharatlar, gebelik, hormonal değişiklikler, doğum kontrol hapları, bazı ilaçlar, genetik bozukluklar (hareketsiz tüycük sendromu) ve burun içi anatomik yapılardaki değişiklikler.
Alerjik burun hastalıkları ve soğuk algınlığının başlangıcında mukus salgısı şeffaf ve bol miktarda olmaktadır. Soğuk algınlığının ilerlemiş aşamalarında salgı koyulaşıp sarı veya yeşil renge dönüşebilir. Bu durum bakteriyel bir enfeksiyonun (sinüzit) belirtisidir. Burundan gelen sarı-yeşil renkli akıntı, burun içine kaçırılmış yabancı cisimlere de (fasulye, bezelye, kâğıt, oyuncak parçası vb.) bağlı olabilir. Yabancı cisim sorunları özellikle çocuklarda görülür.
Salgı neden azalır?
1- Çevresel faktörler: Hava kirliliği (sigara dumanı, endüstriyel dumanlar, egzoz gazları), özellikle kışın klima ve kaloriferle ısınma sonucunda havanın kuruması
2- Yapısal bozukluklar: Burun orta bölmesinin aşırı eğriliklerinde hava akımının mukozayı kurutabilmesi
3- Sinüzit
4- Yaş:Yaş ilerledikçe mukoza yapısının değişerek, daha az ve kıvamlı salgı üretilmesi
Anormal salgı belirtileri nelerdir?
1- Salgı azalmış veya kıvamı artmışsa, kişi normalde farkına varmadan yuttuğu salgıyı hissetmeye başlar. Yutkunma sırasında takılma hissi, sürekli yutkunmaya çalışma, boğazını temizleme ihtiyacı görülebilir.
2- Alerjik hastalıklarda bol miktarda sulu ve köpüklü salgının genizden aktığı hissedilir. Ayrıca aynı özellikteki salgı burundan dışarıya da akar.
3- Sinüzitlerde hem genizden aşağıya hem de burundan dışarıya daha kıvamlı, sarı-yeşil, bazen kanlı ve kötü kokulu akıntı olur.
Bu belirtiler varsa ne yapmalı? Tedavisi nedir?
Öncelikle anormal salgının hangi nedene bağlı olduğu saptanmalıdır. Teşhisin konmasında detaylı bir kulak-burun-boğaz muayenesi yapılır. Gerektiğinde radyolojik tetkikler ve diğer tıp branşlarından (alerji uzmanı) destek istenir. Salgının azalması veya kıvamının artmasına bağlı durumlarda çevre şartlarının düzenlenmesi (hava kirliliğinden uzaklaşma, sigaranın bırakılması, ortam havasının nemlendirilmesi), kişinin aldığı sıvı miktarının arttırılması, burun içerisinin serum fizyolojik ve özel olarak hazırlanmış deniz sularıyla nemlendirilmesi ve belirli süreyle salgı yumuşatıcı ilaçların kullanılması önerilir.
Alerjik hastalık varsa ve alerjiye neden olan faktör biliniyorsa, öncelikle ortamdan uzaklaşılır veya uzak durulur. Alerji uzmanı tarafından hiposensitizasyon (aşı tedavisi) yapılabilir. Alerjiyi kontrol altına almak için çeşitli ilaçlar (antihistaminikler, dekonjestanlar, cromolyn ve steroidli burun spreyleri) kullanılabilir. Antihistaminikler özellikle salgı ve kaşıntıyı azaltıcı etkileri için kullanılır, ancak salgı kıvamını arttırıcı etkileri de olabilmektedir. Dekonjestanlar kan basıncının, prostat büyümesine bağlı şikayetin ve göz içi basıncın artmasına yol açabilmektedir. Steroidli spreyler uzun süre sorunsuz kullanılabilmektedir.
Sinüzite bağlı salgı problemlerinde öncelikle sinüzitin tedavisi yapılır. Yeni başlamış bir sinüzit ilaçlarla (antibiyotikler, ağızdan alınan dekonjestanlar, burun spreyleri) tedavi edilir. Eğer kronik bir sinüzit durumu varsa sorunun operasyonla düzeltilmesi gerekebilir.
Hipokrat’ın inancına göre sinüsler beyinden buruna mukus akmasına yaramaktaydı. Sinüslerle ilgili hastalıklardan ilk kez Musevilik inanç kitabı Talmud’da ve antik dönem Hint tıp belgelerinde bahsedilmiştir. Tıptaki ilerlemelerle sinüslerin anatomik yapıları, fonksiyonları ve hastalıkları anlaşılır hale gelmiştir.
Herkesin sinüsü var mıdır?
Bazı istisnalar dışında herkesin sinüsleri vardır. Maksiller, frontal, etmoidal ve sfenoid sinüs olarak adlandırılır. Bir kısmı doğum sırasında kısmen gelişmiştir; doğumdan sonraki aylar ve yıllar içinde gelişimlerini tamamlarlar. Bazı kişilerde özellikle frontal ve maksiller sinüslerde kısmi veya tam gelişme kusuru olabilir. Ancak bu durum kişinin sağlık durumunda bozukluğa yol açmaz.
Sinüsler ne işe yarar?
Sinüslerin ne işe yaradığını tek bir fonksiyonla açıklamak mümkün görünmemektedir. Yine de, hayati önem taşımamakla beraber tanımlanmış bazı yararları vardır:
1- Fonetik olarak: Rezonans yaparak sesin tınısının oluşumunda rol oynar, ayrıca kendi sesimizin kulağımıza kemiklerle iletilmesine kısmen engel olurlar.
2- Solunum sistemi açısından: Havayı nemlendirme, basınç değişimlerinde tampon görevi, bağışıklık sistemi aktivasyonu ile koruma.
3- Koku mukozasına destek olarak: Koku uyarısının etkili olması için havanın rezerve edilmesi.
4- Statik olarak: Kafatası ağırlığını azaltmak.
5- Mekanik olarak: Travmaya karşı merkezi sinir sisteminin korunmasına yardımcı olmak.
6- Isı açısından: Kafatası ısısının yalıtılmasına yardımcı olmak.
Burun gerisine akıntı ne demektir?
Geniz akıntısı burundan geriye boğaza doğru değişik kıvamda ve miktarda salgı akmasıdır. Akıntı normal fizyolojik aktivite sonucunda da olmaktadır. Bazı hastalıklar sonucunda akıntı değişime uğradığından, kişi tarafından rahatsızlık hissedilmektedir. Alerjik hastalıklarda (bol miktarda sulu ve köpüklü), sinüzitlerde (yapışkan sarı-yeşil renkli, bazen kanlı ve kötü kokulu), çevresel ve kişisel faktörlerle mukusun daha kıvamlı hale gelmesi sonucunda akıntı rahatsızlık vermektedir.
Sinüzit ne demektir?
Sinüs, içi hava dolu boşluk; -itis eki de tıpta enfeksiyon anlamına gelmektedir. Sinüzit, sinüs boşluklarının enfeksiyonu demektir. Sinüzitin meydana gelebilmesi için sinüslerin normal fonksiyonlarını yerine getirememesi ve bakterilerin sinüs içerisine yerleşmesi gereklidir.
Sinüzit nasıl olur?
Sinüslerin burun boşluğu ile bağlantısını sağlayan kanallarının tıkanması enfeksiyon oluşumunda temel faktörlerden birisidir. Basit bir soğuk algınlığı ya da alerjik hastalık nedeniyle kanalları ve sinüs boşluklarını kaplayan mukoza örtüsü şişer. Bunun sonucunda sinüs içerisine hava girişi ve sinüs içerisindeki mukusun burun içerisine geçişi engellenir. Sinüs içerisindeki oksijenin azalması hücre fonksiyonlarını bozar. Sinüs içerisinden dışarı atılacak olan bakterilerin üremesi ile enfeksiyon başlar. Enfeksiyon mukozaların daha da şişmesine, tüylü hücrelerin geçici olarak fonksiyonlarının bozulmasına yol açar. Sorun ortadan kalkana kadar sinüzite bağlı sarı-yeşil iltihabi burun ve geniz akıntısı, yüzde ağrı ve basınç hissi, baş ağrısı, burun tıkanıklığı, koku almada azalma, ateş, halsizlik devam eder. Virütik bir soğuk algınlığı sonrasında akut sinüzit gelişme olasılığı % 0.5-5 kadardır.
Tehlikeli midir?
Sinüzit tedavisi oldukça etkili bir şekilde yapılabilmesine rağmen, nadir de olsa ciddi komplikasyonlar görülebilmektedir. Sinüslerin göze ve beyine komşu olması enfeksiyonların bu organlarda sorun çıkarmasına yol açmaktadır. Bu sorunlar beyin ve gözle ilgili dokuların enfeksiyonudur. Göz komplikasyonları çocuklarda daha sık görülmektedir. Bununla birlikte akut sinüzitin en sık görülen komplikasyonu kendi yapısını ilgilendirmektedir. Bu durum sinüs mukozasının kalınlaşması ve sürekli enfeksiyon halinde olmasıdır. Sinüzit ayrıca bronşit, kronik öksürük veya astım şikayetlerinin artmasına ya da bu hastalıkların ortaya çıkmasına neden olabilir.
Sinüs baş ağrısı nedir?
Baş ağrısı olarak ifade edilen şikayet sinüzitte en sık görülen bulgudur. Daha çok yüzde basınç ve başta ağırlık hissi şeklinde tanımlanır. Ağrı karakteristik olarak ıkınma ve eğilmekle artış gösterir. Bazen baş hareketleri ile sinüs içerisinde birikmiş iltihabın yer değiştirdiği hissedilebilir. Ağrının yoğunluk gösterdiği noktalar hastalıklı sinüsün saptanmasına yardımcı olabilir. Kronik sinüzitte ağrı daha az görülmektedir.
Sinüs baş ağrısı enfeksiyon olmadan da görülebilmektedir. Eğer sinüs kanalları alerji veya soğuk algınlığı nedeniyle daralmışsa suya dalma veya hava basıncı değişikliği sonucunda (uçak yolculuğu) “vakum baş ağrısı” oluşabilir. Ancak sinüs baş ağrıları ile karışan birçok hastalık (özellikle migren) vardır.
Kimler sinüs sorunlarıyla karşılaşır?
Basit bir soğuk algınlığı sonrasında herkeste sinüs enfeksiyonu ortaya çıkabilir. Sinüzitin daha sık görüldüğü durumlar:
1- Kafatası ve yüz yapılarında anormal gelişim olanlar,
2- Burun tıkanıklığı olanlar (alerji, polip, burun içi yabancı cisimler, geniz eti enfeksiyonu, tümörler, sürekli burun damlası kullanımı nedeniyle burun içi doku fonksiyonlarının bozulması),
3- Basınç farkına bağlı travmalarda,
4- Diş enfeksiyonlarının bazılarında,
5- Burun içi yapıların tıkanıklığa yol açtığı durumlarda (burun orta bölmesinin eğriliği gibi),
6- Tüylü hücre fonksiyon bozukluklarında,
7- Astımda,
8- Bağışıklık sistemi bozukluklarında,
9- Çevresel faktörlere bağlı olarak (sigara, egzoz gazları, yüzme, toplu çalışma ortamları).
Doktor sinüs sorunum için ne yapabilir?
Sinüs problemi için doktora başvurduğunuzda öncelikle şikayetleriniz dinlenir ve sorununuzla ilgili ayrıntılı sorular sorulur. Bu konuda sizin de şikayetleriniz hakkında yeterli bilgi vermeniz teşhisi kolaylaştıracaktır. Alınan bilgilerden sonra sinüzit belirtilerinin aranması için çeşitli muayene yöntemleri yapılacaktır. Önce burun içi yapıların ve salgıların görünümüne bakılır. Endoskopik yöntemlerle ayrıntılı burun içi muayenesi yapılır. Yeterli bilgi elde edilemezse radyolojik tetkiklerden yararlanılır. Sinüzit teşhisi konduğu zaman uygun kombinasyonda ilaç tedavisiyle çoğunlukla sorun çözümlenir. Kronik sinüzit saptanan kişilerde sorun sinüs kanallarının tıkalı olmasına bağlıysa, operasyon yoluyla tedavi önerilecektir. Son yıllarda uygulanan Fonksiyonel Endoskopik Sinüs Cerrahisi (FESS) yöntemiyle sinüzitler daha başarılı şekilde tedavi edilebilmektedir.
Eğer muayene sonucunda alerji, migren veya sinüzite benzeyen başka bir hastalıktan şüphelenilirse bu duruma uygun bir çözüm önerilecektir.
Sinüslerimi nasıl koruyabilirim?
Soğuk algınlığına yakalandığınızda burun ve sinüslerdeki ödemin azaltılması için daha önce önerilmiş olan ağız yoluyla alınan dekonjestan, burun damlası, buharla nemlendirici kullanılabilir. Alerjik burun hastalığınız varsa uygun ilaçlar kullanılmalı ve alerji tedaviniz yapılmalıdır. Sinüzitten korunmak için:
1- Hava kirliliğinden ve sigara dumanından uzak durmak,
2- Dengeli beslenmek ve düzenli egzersiz yapmak,
3- Kış aylarında yaygın olan virütik enfeksiyonlardan korunmak için toplu çalışma ortamlarında yakın temastan kaçınmak gereklidir.